By using this site, you agree to the Privacy Policy and Terms of Use.
Accept
Muğla Birgün GazetesiMuğla Birgün GazetesiMuğla Birgün Gazetesi
  • Anasayfa
  • Politika
    PolitikaDaha Fazla Göster
    Bodrum’un susuzluk alarmı Cumhurbaşkanının gündeminde
    18 Ekim 2025
    Haluk Laçin AK Parti Muğla İl Başkanlığı görevinden istifa etti
    18 Eylül 2025
    Diyanetten, medeni birliktelik adı altında nikahsız yaşayanlara uyarı: Haramdır
    12 Eylül 2025
    Bodrum’da öğrenciler 3 yıldızlı otelde konaklayacak
    12 Eylül 2025
    Muğla’da okul servis ücretlerine zam geldi
    12 Eylül 2025
  • Çevre
    ÇevreDaha Fazla Göster
    Caretta caretta ‘Tuba’, 5 ayda 10 bin kilometre katetti
    10 Ocak 2026
    Köyceğiz Fen Lisesi’nden çevre temizliği etkinliği
    1 Ekim 2025
    Kurucuova 6. Keşkek Festivali gerçekleştirildi
    14 Eylül 2025
    Son sünger avcısı ‘Aksona Mehmet’ 60’ıncı yılı anısına sünger dalışı yapacak
    14 Eylül 2025
    Güllük’te kaçak avcılığa denetim
    13 Eylül 2025
  • Gündem
    GündemDaha Fazla Göster
    Muğla Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanı değişti
    21 Mayıs 2025
    Muğla’da sis etkili oldu
    23 Ocak 2025
    Cezaevinde masa tenisi turnuvası heyecanı yaşandı
    23 Ocak 2025
    Yemek yapmadığı gerekçesiyle eşinin darbettiği kadın yoğun bakıma alındı
    23 Ocak 2025
    Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak görevden alındı
    21 Ocak 2025
  • Asayiş
    AsayişDaha Fazla Göster
    Marmaris’te Uyuşturucu Ticareti Operasyonu!
    20 Ocak 2026
    FETÖ’ye jandarma darbesi: 77 gözaltı
    10 Ocak 2026
    Aydın’da aranıyordu, Muğla’da yakalandı
    7 Ocak 2026
    Süt toplama aracı TIR’a çarptı; 1 ölü
    4 Kasım 2025
    Evi ateşe verip, 2 jandarmayı bıçakla yaralayan şüpheli vurularak etkisiz hale getirildi
    4 Kasım 2025
  • Ekonomi
    EkonomiDaha Fazla Göster
    Seven Seas Voyager, Bodrum’a geldi
    14 Ekim 2025
    ‘Bodrum’da kış boyunca yabancı turist göreceğiz’
    6 Ekim 2025
    Üniversite mezunu genç kadın, köyünde üretim merkezi kurdu
    2 Eylül 2025
    Nisan ayında Muğla’dan ülke ekonomisine 95,2 milyon dolarlık ihracat katkısı
    4 Mayıs 2025
    Muğla’ya İran’lı turist ilgisi
    30 Nisan 2025
  • Sağlık
    SağlıkDaha Fazla Göster
    Bodrum’daki kantinlerde denetimler sürüyor
    5 Ekim 2025
    ‘Anneleri Aşılat, Buzağını Yaşat’ projesi eğitim toplantısı Ortaca’da gerçekleştirildi
    23 Nisan 2025
    Bağırsakları dışarıda doğan bebek Muğla EAH’ta sağlığına kavuştu
    11 Mart 2025
    Başkan Aras sigarayı bırakma gününde sigarayı bıraktı
    11 Mart 2025
    Bodrum’da son kullanma tarihi geçmiş ürünler toplanıyor
    26 Şubat 2025
  • Spor
    SporDaha Fazla Göster
    Bodrum FK’nın Üzgün Teknik Sorumlusu
    20 Ocak 2026
    Bodrum FK’dan golcü hamlesi: David Fofana
    10 Ocak 2026
    Muğlaspor’dan Tarihi Gelir Projesi
    7 Ocak 2026
    Fethiye Stadı’na Portatif Tribün Kuruldu
    7 Ocak 2026
    Köyceğizli taekwondoculardan büyük başarı
    6 Kasım 2025
Haber arama...
© 2024 Muglabirgun.com
Okuma Akkuyu NGS: Türkiye’nin Nükleer Geleceği
Paylaş
Bildirimler Daha Fazla Göster
Font BoyutuAa
Font BoyutuAa
Muğla Birgün GazetesiMuğla Birgün Gazetesi
Haber arama...
  • Anasayfa
  • Politika
  • Çevre
  • Gündem
  • Asayiş
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Spor
Follow US
© 2024 Muğla Birgün Gazetesi
Ana Manşet

Akkuyu NGS: Türkiye’nin Nükleer Geleceği

Son Güncelleme 20 Ocak 2026 10:48
Muğla Birgün
Paylaş
Paylaş

MUĞLA Sıtkı Koçman Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demirak, Türkiye’nin nükleer enerji vizyonuna; strateji, teknoloji ve toplumsal sürdürülebilirlik ekseninde bütüncül bir yaklaşımla baktıklarını belirterek, “Akkuyu NGS, nükleer yolculuğumuzun fitilini ateşleyen projedir. Türkiye, bu hamleyle nükleer lige en üst sıradan giriş yapmıştır” dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve OECD raporlarının nükleer güç santrallerin sadece enerji değil, devasa bir ekonomik ekosistem yarattığını kanıtladığını belirten Prof. Dr. Demirak, “Akkuyu NGS, nükleer yolculuğumuzun fitilini ateşleyen projedir. Türkiye, bu hamleyle nükleer lige en üst sıradan giriş yapmıştır. Sinop, Trakya ve Küçük Modüler Reaktörler (SMR) gibi dev hedeflere uzanan bu süreçte nükleer, artık bir tercih değil; ekonomik devrimin ve teknolojik bağımsızlığın anahtarıdır. Türkiye, nükleerin dünyada hızla yükseldiği bu yeni dönemdeki kararlılığı ve Akkuyu’nun yarattığı domino etkisiyle başka bir lige giriş yaptı” dedi.

Prof. Dr. Demirak, Akkuyu NGS’nin bölgesel kalkınmada katalizör etkisi yarattığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Fransa ve İsviçre’de halk nükleer santralleri enerji tesisi değil, hastane, okul ve altyapı getiren bir refah simgesi olarak görüyor. Türkiye’de de Akkuyu süreci bunu kanıtladı. Çukurova Havalimanı, yeni tüneller ve modern hizmet alanları, yerel kalkınmayı hızlandırıyor. Bölge halkı istihdam ve teknolojik prestiji bizzat yaşıyor.”

Prof. Dr. Demirak, “Mersin’de santral çevresinde modern konutlar, sağlık merkezleri ve nükleer temelli okullar yükseliyor. Karayolları ve tüneller ulaşımı kolaylaştırırken, alışveriş ve hizmet alanları şehre global bir kimlik kazandırdı. Eskiden sadece yazın canlanan ekonomi, artık yıl boyu süren sürdürülebilir bir ticaret ve hizmet hareketliliğine kavuştu. Mersin’de yaşanan değişim, nükleer enerjinin ‘sosyal bir mucize’ yaratma gücüdür. Biz orada sadece bir santral değil, Avrupa’nın nükleer şehirlerinde gördüğümüz o yüksek refah ve güven modelini inşa ediyoruz. Eskiden mevsimlik işçilikle anılan bir bölgenin, bugün dünyanın en ileri teknoloji üslerinden birine dönüşmesi, nükleer ekosistemin bölgesel kalkınma tarihine yazdığı bir göstergedir” diye konuştu.

’50 MİLYAR DOLARLIK GSYH ETKİSİ VE NÜKLEER REFAH EKOSİSTEMİ’

Prof. Dr. Demirak, “OECD NEA ve IAEA tarafından ortaklaşa yayımlanan ‘Measuring Employment Generated by the Nuclear Power Sector’ raporundaki makroekonomik modellemeler, nükleer enerjinin benzersiz bir ekonomik motor olduğunu bilimsel olarak tescil etmektedir. Bu verilere göre, nükleer sektörde oluşturulan her 1 birimlik doğrudan istihdam, tedarik zinciri ve yerel hizmet sektörlerini tetikleyerek ekonominin genelinde 2 birimlik ek iş hacmi sağlamaktadır. Bu tablo, nükleer yatırımların sadece enerji üretmediğini; aynı zamanda bulunduğu coğrafyada her bir çalışanına karşılık toplamda üç kişilik bir refah ekosistemi inşa ettiğini kanıtlıyor” ifadelerini kullandı.

Akkuyu’nun Türkiye ekonomisi için taşıdığı stratejik önemi rakamlarla detaylandıran Prof. Dr. Demirak, “Dört ünitenin tamamlanmasıyla birlikte, tedarik zincirleri hariç yaklaşık 4 bin kişiye kalıcı ve yüksek nitelikli istihdam sağlanacak. Ancak OECD’nin ‘1’e 3′ formülüyle baktığımızda, bu dev yatırımın bölgede 12 bin kişilik dev bir istihdam ağına ve binlerce aile için sürdürülebilir bir ekmek kapısına dönüşeceği aşikardır. Santralin tüm yaşam döngüsü boyunca Türkiye GSYH’sine katkısının 50 milyar dolar olması öngörülüyor. Bu, Rus ortağımızla hayata geçirdiğimiz benzersiz ‘Yap–Sahip Ol–İşlet’ (BOO) modelinin Türkiye ekonomisine sunduğu devasa ve sarsılmaz bir stratejik kazanımdır” ifadelerini kullandı.

‘AKKUYU, TÜRKİYE’NİN İKLİM GÜVENLİĞİ İÇİN KRİTİK BİR EŞİKTİR’

Akkuyu NGS’nin Türkiye’de nükleer ekosistemin fiilen başladığını gösteren en stratejik eşik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demirak, projenin iklim değişikliğiyle mücadelede “oyun değiştirici” rolüne dikkat çekti. Prof. Dr. Demirak, santralin çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm boyutunu şu verilerle detaylandırdı:

“Akkuyu NGS, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve İklim Yasası çerçevesindeki taahhütleriyle doğrudan örtüşen, karbon yoğun enerji kaynaklarına bağımlılığı kıracak temel yatırımdır. Santralin dört ünitesi birden tam kapasiteyle devreye girdiğinde, her yıl yaklaşık 35 milyon ton karbondioksit salımı önlenecektir. Bu rakam, Türkiye elektrik sektöründen kaynaklanan toplam emisyonların tek başına %7–8’ini sıfırlamak demektir. Bu sadece bir enerji istatistiği değil; aynı zamanda 60 yıllık işletme ömrü boyunca yaklaşık 2,1 milyar ton karbonun atmosfere salınmasını engelleyecek devasa bir çevresel kalkandır.”

Prof. Dr. Demirak, nükleer enerjinin çevre dostu doğasının emisyon rakamlarının ötesine geçtiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nükleer enerji, baz yük güç sağlarken sıfıra yakın emisyon üreten tek kesintisiz kaynaktır. Akkuyu ile Türkiye, hava kalitesini bozan partikül madde, kükürt dioksit ve azot oksit gibi kirleticileri devre dışı bırakarak daha temiz bir gökyüzü vaat ediyor. Bu yatırım, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümündeki en sağlam ve sarsılmaz güvencesidir.”

ÇİFTÇİ: AKKUYU TÜRK SANAYİSİNİ NÜKLEER LİGE TAŞIYAN TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR

Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Başkanı Alikaan Çiftçi de Akkuyu NGS ölçeğinde bir yatırımın Türk iş dünyası için yeni bir dönemin kapısını araladığını vurguladı. Çiftçi, “Akkuyu gibi büyük ve karmaşık bir nükleer projenin Türkiye’de hayata geçirilmesi, yerli firmaların hem teknik hem de kurumsal kapasitesini ciddi biçimde artırdı. Akkuyu, Türk iş dünyasını nükleer lige taşıyan tarihi bir eşik oldu” ifadelerini kullandı.

Küresel nükleer pazarın ölçeğini belirten Çiftçi, Türkiye’nin bu yarışa doğru zamanda girdiğini ise şu sözlerle ifade etti:

“Morgan Stanley ve küresel piyasa verileri, 2050 yılına kadar nükleer değer zincirine yapılacak yatırımların 2,2 trilyon ABD dolarına ulaşacağını ortaya koyuyor. Akkuyu projesi kapsamında Türk şirketlerine sağlanan yerelleştirme katkısının 11 milyar ABD dolarını aşması, başlangıçta öngörülen tüm hedeflerin geride bırakıldığını gösteriyor. İnşaat, metal, makine, lojistik ve hizmetler başta olmak üzere 2 binin üzerinde Türk firması bu projede aktif rol üstlendi. Ancak bu başarıyı yalnızca rakamsal bir büyüklük olarak okumak büyük bir eksiklik olur.”

‘AKKUYU İLE TÜRK SANAYİCİSİ KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNE ENTEGRE OLACAK’

Akkuyu projesiyle asıl kazanımın Türk sanayisinin nükleer kalite standartlarına uyum sağlaması ve üretim altyapısını bu doğrultuda dönüştürmesi olduğuna işaret eden Çiftçi, Türkiye’nin geldiği noktayı şu sözlerle anlattı:

“Bugün Türk sanayicisi Akkuyu sayesinde nükleer yetkinlik kazanmıştır. Akkuyu’da nükleer kalite standartlarını öğrenen firmalarımız hem Rosatom’un dünya genelindeki projelerinde hem de dünyadaki sayısız projede rol alabilecek bir ‘ihracat pasaportuna’ sahip.”

Akkuyu sahasında iş yapan bazı Türk şirketlerinin; Macaristan, Mısır, Orta Doğu ve Asya’daki nükleer projeler için teklif süreçlerine dahil olmaya başladığını söyleyen Çiftçi, “Akkuyu, bu ekosistemin ilk halkasıdır. Sinop ve Trakya’da planlanan yeni nükleer projeler, yerli sanayimizin kazandığı bu nükleer sınıf üretim yetkinliğini kalıcı hale getirecek. Ayrıca Küçük Modüler Reaktörler (SMR) gibi yeni nesil teknolojiler, Türk özel sektörü için tamamen yeni ve stratejik bir oyun alanı açıyor” diyerek sözlerini tamamladı.

‘YAPAY ZEKADAN UZAY YARIŞINA: NÜKLEERLE GELEN TEKNOLOJİK EGEMENLİK’

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün de nükleer enerjiyi medeniyetin geleceği için ‘stratejik anahtar’ olarak tanımladı. Prof. Dr. Ergün, şu ifadeleri kullandı: “Tek bir yapay zeka sorgusunun geleneksel bir aramadan 10 kat fazla enerji tükettiği bir dünyada, 7/24 kesintisiz güç sağlayan nükleer enerji bir seçenek değil, dijital bağımsızlık şartıdır. Yapay zeka ve veri merkezleri için nükleer, sürdürülebilirliğin yegane yoludur. Ayrıca nükleer itki sistemlerinin Mars yolculuğunu 45 güne indirmeyi hedeflediği uzay yarışında, Türkiye’nin Akkuyu ile nükleer lige girmesi bir teknolojik egemenlik hamlesidir.”

‘NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI: GELECEĞİN MESLEKİ ELİTLERİ’

Akkuyu projesi ile Rusya’da, bugüne kadar 300’ün üzerinde Türk uzmanın eğitimini tamamladığını ifade eden Prof. Dr. Ergün, şunları söyledi: “Nükleere ilgi artıyor. Artık gençler mesleki kariyer olarak nükleeri seçebiliyor. Akkuyu gençlerde yeni bir eğitim ekosistemi oluşturdu. Akkuyu projesi sayesinde Rusya’da eğitim alan Türk mühendislerin sayısı 600’ü aşacak. Hem bu yetkin uzmanlar hem de Türk üniversitelerinden mezun olanlar Türkiye’nin nükleer yetkinliğinin bel kemiğini oluşturacak; bilgi ve deneyimlerini gelecek nesillere aktaracak yüksek nitelikli mühendislerdir. Bu insan kaynağı gücüyle Türkiye, artık kendi Küçük Modüler Reaktör (SMR) teknolojilerini geliştirebilecek ve özel sektörle birlikte nükleer teknolojide dünya devleri arasına adını yazdıracak bir ekosisteme sahip oluyor.”

Türkiye’nin nükleer hamlesini; “arz güvenliğini güçlendiren, çevre dostu üretimi artıran ve yüksek teknolojili sektörlerin geleceği için sağlam bir zemin oluşturan bütüncül bir ulusal proje” olarak değerlendiren Prof. Dr. Ergün, “Akkuyu ile mühürlenen bu başarı; Sinop, Trakya ve SMR projeleriyle Türkiye’yi 21. yüzyılın teknoloji liderleri ve enerji devleri arasına yerleştirmeye kararlıdır. Türkiye için nükleer enerji artık bir tercih değil; ekonomik devrimin ve teknolojik bağımsızlığın anahtarıdır” dedi.

Şunları da beğenebilirsiniz

Marmaris’teki denetimlerde işletmelere 25 kez kapatma cezası verildi

Bodrum’da ekmeğin gramajı ve fiyatı arttı

60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu için hazırlık toplantısı

Yatağanlı miniklerden aracılığa erken başlangıç

Fethiye’de adrenalin dolu atlayış

EtiketAkkuyuDevNükleerTeknolojiTürk

Sign Up For Daily Newsletter

Be keep up! Get the latest breaking news delivered straight to your inbox.
[mc4wp_form]
By signing up, you agree to our Terms of Use and acknowledge the data practices in our Privacy Policy. You may unsubscribe at any time.
Paylaş
Facebook Twitter Bağlantıyı Kopyala Yazır
Paylaş
Önceki Marmaris’te uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama
Sonraki Muğla konutta en pahalı il

Son Haberler

Üç kuşak mum boyama atölyesinde buluştu
Genel 23 Ocak 2026
Muğla Büyükşehir 4 bin 34 can dostu sahiplendirdi
Genel 23 Ocak 2026
Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak
Genel 23 Ocak 2026
Muğlaspor Teknik Direktörü Durmuş: “Kazanmak için gidiyoruz”
Genel 23 Ocak 2026
Muğla Birgün GazetesiMuğla Birgün Gazetesi
Follow US
© 2024 Muğla Birgün Gazetesi
Welcome Back!

Sign in to your account

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Parola

Lost your password?